|
| broken: | adj. kırık, kırılmış, arızalı, çökmüş, yıkılmış, parçalanmış, bozuk, çiğnenmiş, ihlâl edilmiş, kesik | | favorite: | n. favori, gözde, sevgili | | favori: | |en çok beğenilen|gözde|favori| | | buffer: | n. tampon | | do: | v. yapmak, etmek; tamamlamak, meydana getirmek; neden olmak; düzenlemek, temizlemek; rolünü üstlenmek; ilgilenmek; uymak; ayağını kaydırmak; dolandırmak (Argo) | | membership: | n. üyelik, üyeler | | sansürsüz: | unexpurgated | | haşlamak: | boil, scald, scold, give smb. a talking to, baste, bawl out, berate, carpet, seethe, upbraid | | credential: | |güven belgesi|sicil|delil| | | sunflower: | n. ayçiçeği, günebakan, gündöndü | | denek: | experimental | | pi: | n. pi sayısı | | adalet: | justice, equity, fairness, equitableness | | deney: | experimental, pilot | | discrepancy: | n. çelişki, uyuşmazlık, farklılık, aykırılık, tutarsızlık |
|